Midem bulanıyor…


hiç sevmedim sevemedim ama elimden düşüremiyorum şu “lanet olası” sözde akıllı telefonu. Ah o eski akılsız modellerden telefonum bozulmayaydı herhalde daha bir kaç yıl kullanmaya gözümü karartmıştım.

Elimizden düşmediği gibi facebook artık günlük değil, saniyelik bir adet haline gelmiş.

Artık bıkmadık mı yorulmadık “paylaşmak” için paylaşmaktan. Doktorda sıra beklerken ilgini çekmeyen derginin sayfalarını havaya karıştırırcasına, facebook da sayfayı kaydırıp duruyorum. Baydı artık yordu artık. Yapılan paylaşım değilki. Herkes bir araya gelip bir muhabbet yapacakken, her kes, her biri, kendince bir şeyleri zırt pırt gönderip duruyor. Sanki öylesine havaya birşeyler fırlatırcasına. Muhhabbet olsun diye yorum yazarsın. Kötü olursun.

Gerçekte birbirimizi misafir etmeyi, ağırlamayı çoktan unutmuş iken. Sanalda iki kelam hasbihal etmeye tahammülümüz kalmamış.

Hele ki halkı paramparça eden memleketin son halleri. Herkes kendince birini topa tutuyor. Kimin ve neyin uğruna, bunun hesabını yaptı mı aceba.

Bu bilgi kirliliği midemi bulandırıyor.

Dünya da en masum varlık olan çocuklara yapılan zulümlerin yanında bu tartıştıklarımız benim için anlamsız.

Ya boş boş paylaşım yaparız, ya da kavga ederiz. Bu konuda çok maharetliyizdir.

Advertenties
Geplaatst in: Blog

Geef een reactie

Vul je gegevens in of klik op een icoon om in te loggen.

WordPress.com logo

Je reageert onder je WordPress.com account. Log uit / Bijwerken )

Twitter-afbeelding

Je reageert onder je Twitter account. Log uit / Bijwerken )

Facebook foto

Je reageert onder je Facebook account. Log uit / Bijwerken )

Google+ photo

Je reageert onder je Google+ account. Log uit / Bijwerken )

Verbinden met %s